BALKANLAR ! 8 GÜN, 21 ŞEHİR, 5 BAŞKENT ! İLK AVRUPA GEZİ YOLU !

Balkanlar Maceramız 2016 yılının Şeker bayramında gerçekleşmişti. Aslından ilk avrupa gezimiz olacağından dolayı bir tur programına katıldık !
Tur'da  7 gece 8 günlük zorlu ve yorucu bir otobüs rotası vardı. Biz bu rotaya öncelikle İstanbul'a bir yolculuk gerçekleştirip Kadıköy evlendirme dairesi durağından katıldık.. Kadıköy'den hareket eden otobüs'le Tekirdağ üzerinden İpsala sınır kapısın'dan Yunanis'tana geçerek başladık! 



Otobüsle km'lerce gittimizi hatırlıyorum hatta bir gün boyunca otobüsde gitmiştik yanılmıyorsam!! Ben genellikle otobüs yolculuğundan uyumam ama bu gezide uyuduğumu biliyorum 😁😁Balkanlar dışından Avrupa'da tarihinde hiçbir bölge bu kadar saldırı, istila ve işgale uğramamıştır herhalde ?? İlk izlenimim bu bölgelerde bu olmuştur .





Çünkü yerleşimlerin daha çok kasaba şeklinde kalması, halen savaşın izleri olan yapıların bulunması, ve savaş yıllarında zarar gören tarihi yapıların sonradan yeniden inşa edilmiş olması dikkatimizi çekmiştir.





Öncelikle ilk durağımız Kavala kasabası olmuştur. Kavala bir liman kasabasıdır. Biz kıbrıslı olarak yapılar üzerinde gördüklerimiz bizi hayrete düşürdü. Rehbere sorduğumuzda ise bize bu kasabadaki erkeklerin 1974'de Kıbrıs harekatına savaşmak için gittiklerinin ve oradan geri dönmedikleri kaybettikleri için  kuzey kesimine kinli olduklarını öğrendik 😱😱😱



                                

                                 

Bir sonraki durağımız ise Selanik olmuştur. Selanik'de Atatürk'ün doğduğu ev!!  





Atatürk'ün Evi


Ayni gün içerisinde yola devam ederek Makedonya'ya vardık. Makedonya ucuz bir ülke  fakat Avrupa Birliğine girdikten sonra alınan maddi destek yardımlarını yönetim farklı amaçlara kullanmıştır.  Tamamen dünyadaki en ünlü köprüler heykeller,giriş kapıları gibi mimari yapılara harcamış ve yeni bir şehir meydanı olutşurmaya çalışmaktadır...





















Yönetimin duyarsızlığı yerli halkın maddi zorluk  içerisindeyken yeni bir şehir oluşturulmaya çalışılması ayaklanmalar eylemler olmasına neden olmaktadır... Bu ayaklanmaları yapılan binalar heykeller gibi taklitlerin üzerlerine boyalar atarak göstermişler...






Bir sonraki gün Ohrid şehri için yolculuğumuza çıkmadan önce matka kanyonunu ziyaret ediyoruz. Kanyon  inanılmaz bir yeşillikler içerisinde tepe üzerinde konumlanmış bir doğa güzellik.!!

Kanyonun seyir bölümünde çiçekler içerisinde doğayı etkilemeyecek ahşaplar içerisinde bir mekan yaratılmış dinlenmek ve bişeyler içmek için... 









Eskimiş ağaç gövdesi kullanılarak mevcut konumdaki farklı ülkelere olan uzaklık mesefaleri gösterilmiş! güzel bir doğal tasarım olduğunu söylemem gerek !!



 Ohrid'e vardığımızda ohrid gölünde tekne turuna katılarak gölün ne kadar büyük bir alanı kapladığı ve çevre güzelliklerini görme imkanı buluyoruz.























Şehir turunda ise eski türk konaklarını geziyoruz. Tamamı osmanlı mimarisi ile yapılmış bu konaklar korunmuş ve restorasyonları yapılmış çoğunlukta müze olarak kullanılıyorlar.





Aslında insanlar çok yaratıcı ve elindekini eskimiş eşyaları değerlendirmeyi düşünebiliyor. Kullanılmayan şapka ve çantaları çiçekler için saksı tasarımı olarak kullanılmış.. Sokak aralarında bahçelerin ve çardakların bu şekilde süslendiğini görebilirsiniz.






Ohrid'den sonra Karadağ'a geldik.Karadağ'da  şehrin dışında bir otelde konaklama olacaktı. Rehber burada gezi olmayacağını dinlenip ertesi gün devam edilecek dendi. Bizde çok erken olduğu için bir taksi kiralayıp merkeze gittik. Fakat beklediğimizden eğlenceli ve tarihi güzel bir limanı, koyu ve kalesi olan bir turistik  yerle karşılaştık. Limana indiğimiz zaman kalabalık  plajı olan bir koy ile karşılaştık. Kıyı boyunca  barlar restaurantlar devam ediyordu. İnanılmaz bir gece hayatı  hakimdi. 























Kaleye çıktık çok güzel bir manzara mevcuttu.. Bunun yanında kale ierisinde bütük oteller ve çok özel restaurantlar hizmet veriyor. İnanılmaz şekilde  eğlendik yemek yiyip bişyler içdik..

  Liman boyunca yürürken birden Girne Kordonboyu ve Girne Kalesi gözümün önünde belirdi .. İkinci Girne olarak orayı adlandırdık!!!
Balıkçı tekneleri, kale, liman ne kadarda benziyor. 
Girnemm Kıbrıs'ın en çok sevdiğim şehri!!

Aslından beni bu gezide en çok etkileyen şehirlere geliyorumm!! Budva ! Kotor! Dubrovnik!

Hepsininde turistik olarak inanılmaz bir eski kale içi şehirlerine sahipler! Üç kalede deniz kenarında konumlanmış turistlerin özelliklede  gemi seyahatlerinin durak yerleri olduklarını söyleyebilirim.  Bu 3 şehir  yoğun bir turistik akışı olmasından dolayı pahalıydı !


 Budva Kalenin olduğu turistik restaurant ve yat limanının olduğu bir bölgedir. Kale içerisinde etkinlik alanları, festival alanları, el işi, takı v.s gibi dükkanların olduğu daracık sokakları bulunmaktadır.
           
Kotor'da  deniz kıyısından başlayıp dağın tepelerine kadar çıkan surlara sahipdir. Kotor'dada budvada olduğu gibi kale içerisinde butik oteller, restaurantlar, hediyelikçiler gibi dışarıdan gelen  türüslere hitap edebilecek şekilde kullanılmaktadır.




 Kale içine inanılmaz bir turist akımı oluyor!! Fakat sokakların dar olmasından dolayı çok kalabalığın insanların birikmesine neden oluyor. Fotoğraf çekmek neredeyse imkansız !!


Dubrovnik'de yemek yemekte neredeyse zorlandık inanılmaz pahalı bir kale içine sahipti! Kale içerisinden çok sık daracık sokaklar arasında muazzam restorantlar bulunmaktaydı. Diğer kale içlerine göre en büyük  Dubrovnik İdi!! İnanılmayacak derecede kalabalık insan akımı vardı !! Çok şaşırdık açıkçası! Dubrovnik kalenin dışından bir plaj mevcuttu fakat vakit olmadığı için yüzme şansımız olamadı! 





Kale içerisinde bulunan yapılarda Rönesans ve Gotik etkilerini görmek mümkün ! Bütün yapıların mutlaka kapılarında pencerelerin cephelerinde mutlaka süslemeler ve heykel oymaları göz kamaştırıyor! 

Fakat bu kadar turistin ziyaret etmesinin yanında yapıları koruduklarını sürekli bakım ve restorasyon yaptıklarınıda gözlemledim..






Mostar şehrine gitmeden önce küçük ve şirin bir köyde kahve mola verdik POÇİTELE. Kahve kültürü burda çok farklı olarak sunuluyor. Cezve içersinden pişilen kahve cezve ve fincanla sunuluyor. Fincana siz döküp içiyorsunuz !! Çok farklı bir kültür.!

















Köy inanılmaz otantik çok eski yıllardan bugüne gelmiş ve korunmuş. Köy şuan turistik uğrak bir mekan haline gelmiş.






İnanılmaz el işleri, Bosna-Hersek bölgesindeki kültürünü yansıtan hediyelik eşyaları rengarenk şekilde görmek mümkün ! 


Bakırdan yapılmış aksesuarlar, kalemler, tesbih, takılar mevcut. Ama benim en çok dikkatimi çeken çanya, cüzdan, tepsi, tabak altlığı gibi eşyaların kumaş işciliklerindeli dokuların ve renklerin biribirine karışımı çok güzel!!!



16. yüzyıldaki dokusuyla günümüze kadar bozulmadan ulaşmış Osmanlı köyü Poçitele taş mimariye sahip bir görsel. Taş duvarlar, taş yollar, duvar setleri, ahşap pencereler kültürel bir miras.. 
Çatılardaki kiremitler dahil taş ile yapılmış yıllar öncesinde ve günümzüde halen ayakta kullanılıyor. Köyün mimari yapısı taş dokusu Kıbrıs'ın güneyindeki Lofou ve Fyti gibi  geleneksek köy dokularına benzerliğiyle beni etkiledi!!
























Bir sonraki durağımız ise BLAGAJ TEKKESİ ...!! Doğanın içerisinde kayalıklarla bir bütün haline gelmiş bir Osmanlı mimari örneklerinden bir yapıdır. Bu tekke Buna Nehri'nin doğduğu kaynakta inşa edilmiştir.



























Tekkenin etrafında bulunan mekanlarda balık  yiyebilirsiniz. Mekanlar Buda nehrinden tutulan balıkların tutulup pişirilmesiyle ünlü  !!





Tekkenin etrafında konumlandırılmış mekanlarda dinlenip kahve içmek ve bu manzarayı seyret gerçekten farklı .. Karşısına oturup bakınca diyorsunuz ki buraya bunu neden yapmışlar? yada nasıl inşa etmişler? Burada sürekli akan derin ve yoğun  bir kaynak var..


Buda nehrinin kaynağıa tekne ile giriliyormuş .. bizde deneyelim dedik !! Fakat çok ilginçdir ki içeriye devam eden bir mağra ile karşılaşmadık hayal kırıklığı ! İçeriye girdik bir içle çekilerek 100 metre derinliği olduğundan bahsedildi ve geri çıktık !! Derinlik etkileyiciydi aslında 😁😁😁😂😂😂


Bu gezide en çok merak ettiğim Mostar köprüsü ve Bosna- Hersek'di. Sonunda demiştim Mostar'a ulaştığımızda sonunda!!! Korumacı, restorasyon kimliğinden dolayımı köprülere karşı bir ilgim olduğunu söylemeliyim! 



600 yıllık geçmişi olan Mostar'a  Bosna-Hersek'i oluşturan iki parçadan biri olan Hersek'in en büyük şehridir.  1557'de Mimar Sinan'ın öğrencilerinden Mimar Hayreddin'in inşa ettiği, ancak 1992'de Hırvat topçu ateşiyle yıkılmıştır. 


2004 yılında Türkiye'nin de büyük desteğiyle orijinal malzeme ve dönemin inşateknolojisiyle yeniden inşa edilmiştir. 















Köprü üzerinde sürekli kendini nehire bırakan  atlayış yapan insanların olduğunu gördüğümde hayret etmiştim! Para ve iddia uğruna asağıya atlamak bu kadar yüksekten !! Şaka gibi !!





Nehir etrafında yamaçlar üzerinde inanılmaz bir şehir mevcut.. Mostar köprüsü'nü küçüğünü görmeniz mümkün.. Mostar köprüsünün sağlamlığı için inşa edilmeden önce mimari sistemini denemek için burada küçüğü inşa edilmiş !!! 


Öyle yemeği için Mostar'a özgü karışık geleneksel yemek denemiştik!! inanılmazdı !! Mostar!a yolunuz düşerse mutlaaka denemelisiniz !









Belgrad!! Soğuk Şehir ! Hem şehir atmosferi soğuktu hemde o kadar sıcak balkan şehirlerinden sonra belgrad'daki soğuk aniden çileşen yağmur !! Bir anda kış olan bir ülkeye gelmiş gibiydik!
Şehir gelişmiş bir ülkenin olması yanında uzun geniş marka mağzalara sahip caddeleri var!! Fakt yapıların cephelerindeki kararmalar gözüme batmıştı!! Belliki ülkede çok yağmur yapıyor fakar tarihi cephelerin bakımı yapılmaması  kötü bir imaj sergiliyor!




 Bina cephelerindc süsleme yoğunlukta yapılmış !! Öyleki park ve bahçe giriş kapıları ise görkemli süslemeler ve heykellerle donatılmış!!

Tuna ve Sava nehirlerinin birleştiği yer Belgrad! Bu manzarayı kalesi surları üzerinden görmek muhteşemdi !



 Son şehrimiz Bulgaristan !! Tamamen bir hayal kırıklığı !! İçerisinden geçilmesi zorunlu bir şehir gibi aslından !  Eski bulgaristan şehri gezildi fakat çok kötü durumda ve yeni restorasyon çalışmaları başlamıştı! Yıl 2016 idi 3 yıl geçdi ?? Gelişmidir acaba ?


Bulgaristan'da tek güzel etkinlik gece hayatı çok geniş bir cadde üzerinde barlar club'lar mevcut! Bizde son gece olması nedeni ile turda tanıştığımız arkadaşlarımızla bir barda eğlendik ! 

 8 gün boyunca dolu dolu ve hiç dinlenmeden geçen bir turdu! Balkanları baştan sona görebileceğiniz süre net olarak bu kadarı yeterli diye düşünüyorum !!
 Benim için bu tur boyunca en etkileyici olan şehirler başta tabiki MOSTAR hayali ile gitmiştim.. Onun yeri ayrı tabii tarihi ve mimari taş dokusu essiz ve muazzamdı! Ama tabiki Kotor, DUBROVNİK essiz çok şirin ve kısa plaj tatili yapılabilecek şehirler olduğunu düşünüyorum !!

Benden bu kadar bir sonraki Şehirler? Ülkeler?
Sıradakiler:

İSVEÇ
NORVEÇ
DANİMARKA ................. TAKİPTE KALIN... hoşçakalın ...👐👐👐👌👌👌💗💗
















Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

ALMAN VE SOVYETLER'DEN KURTULARAK GÖZDEN KAYBOLAN BALTIK ÜLKELERİ POLONYA(Krakow,Warşova), LİTVANYA(Kaunas, Vilnus), LETONYA(Riga)

ÜRDÜN/JORDAN ...GİDİLMESİ HAYAL OLAN EL-KHAZNEH (EL-HAZNE) *...RUHUMU BIRAKTIĞIM ANTİK KENT "PETRA"...

SLOVAKYA(Bratislava) ve MACARİSTAN(Budapeşte) Kasaba etkisi bir şehirden, her köşesi etkileyici tarih kokan ve beklentilerin üzerinde bir şehre yolculuk....

DÜNYANIN BAMBAŞKA COĞRAFYASI İSKANDİNAVLAR! MUHTEŞEM ÜÇLÜ İSVEÇ, NORVEÇ, VE DANİMARKA ! Kopenhag YAŞAMAK İSTEDİĞİM MUHTEŞEM ŞEHİR!

KISACA BEN ! ilk gezi yolu İSTANBUL ! VAZGEÇİLMEZ VE HER SIKILDIĞIMDA UÇUP GİTTİĞİM ŞEHİR!